Ziyaretçi Defteri

RojaazmeDecember 29, 2010, 1:04 pm

“Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” Her toplumun önemli anma ve toplanma günleri bulunmaktadır. Alevilerin de böyle kutsal ibadet ve bayram günleri vardır. Cemler düzenli olarak yapılan ibadetlerdir. Cemlerin yanısıra Sultan Nevruz, Muharrem Orucu, Hızır Orucu, Hıdırellez, Kurban Bayramı, Şimdi sırasıyla bunlar üzerinde duralım: İlkbaharın başlangıcı ve Hz. Ali’nin doğumu sayılan Nevruz (21 Mart) akşamı Sultan Nevruz olarak adlandırılır ve Cem yapılır. Alevilerce Kerbela Olayı’nın anlamı büyüktür. Hz. Hüseyin’in acımasızca şehid edilmesinin anısına yüzyıllardır Muharrem ayında oruç tutulur. Muharremin birinci günü başlanan oruç Oniki İmamlar aşkına oniki gün tutulur. Ondört Masumlar için fazladan oruç tutanlar da vardır. Muharrem Orucu sırasında Hz. Hüseyin’in susuz şehid olması anısına su içilmez, kurban kesilmez, traş olunmazdı. Akşamları Kerbela olayını anlatan kitaplar okunurdu. Şubat ayında ise üç gün Hızır Orucu tutulurdu. Her yıl 6 Mayıs günü Hızır İlyas günü kutlanır.Hızır karada, İlyas ise denizde zor durumda kalanlara yardım ederler inancı vardır. Bu nedenle Aleviler arasında “Yetiş Ya Hızır” deyimi yerleşmiştir. Alevilerde kurban geleneği de yaygındır. Cemlerde, Hızır orucunda, törenlerinde ve Kurban Bayramında kurbanlar kesilir. Ancak “yol bir sürek binbir” sözünden de anlaşılacağı üzere Anadolu’nun değişik bölgelerinde yaşayan Aleviler arasında bu dinsel ibadetlerin uygulanmasında çok küçük farklılıklar bulunmaktadır. Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır. şimdide buyruğa göre inaç esaslarına bakalım Üç sünnet yedi farz Alevilerin kutsal kitaplarından “Buyruk”larda yazıldığına göre Alevi yolunun temeli üç sünnet yedi farza dayanır. Bu temel esaslara uymak zorunludur. Üç sünnet yedi farz şunlardır: Üç Sünnet Dilini tevhid kelimesinden ayırmaya Gönlünden düşmanlığı gidere, kimseye kin ve kibir tutmaya, kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye. Sözü Hakkın kudreti ola, kimseyle kavga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya Yedi Farz Çok sır saklaya Talip binbir ise, bir otura ve bir dilden söyleye Hakkın terazisine itaat ede, yaptığı bir günaha bin özür ve niyaz eyleye, kimsenin gıybetini etmeye ve yalan yere and içmeye, yalan söylemeye Mürebbi hakkına itaat ede, emrine uya Kuşak kuşana, halifeden el alıp, tövbe eyleye Musahibini hakikatte Hak cemiyetine eriştire Halife’den tac ve kisvet kabul eyleye. Özünü şeyhlere ulaştıra Bu yol üzere olmayana sofu diye inanmayasanız. Bir kişi bunca farzdan ve sünnetten düşse, ona derman yoktur, sürgün olur, yüzü karadır. Oniki Şart Cömertlik Mutluluk İbret Gayret Sohbet Mürüvvet Şefkat İkram Tevella Teberra Oniki İşlek Evvel kendi özünü hassas etmektir Marifet tohumunu ekmektir Şefkat beslemektir Rıza eteğini tutmaktır Hikmet sıfatını sem etmektir Özünü hizmet hürmetin saklamaktır Özünü mukarribiyle hudetmektir, Özünü sabır ehline vermektir Muhabbet kilesiyle ölçmektir Takva değirmeninde özünü arındırmaktır Su ile yuğurmaktır İradet tennurunda pişmek ve ihlas sofrasına girmek , özünü dervişlere ve fukaralara sarfetmektir. Eline Diline Beline Hakim Olmak Eline, diline, beline hakim olma kuralı Alevilerin yaşamları boyunca uymaları zorunlu ahlak sisteminin adeta simgesidir. Eline bağlı olmak, elinle koymadığını almamak, diline bağlı olmak gözünle görmediğini söylememek ve beline hakim olmak haram olan cinsel ilişkiye girmemektir. Bu kural Alevi toplumunun çok güçlü ahlak sisteminin özetidir ve Alevi Yolu Dedelerimizin deyimiyle “kıldan ince, kılıçtan keskindir”. Yolun bu kurallarına uymayanlar düşkün sayılırlar. Düşkünler toplumdan soyutlanırlar, işledikleri hatanın durumuna göre değişik şekillerde cezalandırılırlar. Alevi toplumunda kadın-erkek yaşamın her alanında eşittir. Çalışırken de, ibadet ederken de kadın erkek birliktedir. Sünni geleneğin aksine tek eşlilik esastır. Başlık parası gibi uygulamalar kabul edilmez. Kadın olsun erkek olsun eşinden şikayetini Dedeye iletebilir, suçlu bulunursa düşkün edilir. Alevilerde sosyal yaşamın her alanında kadının da erkekle birlikte ve eşit olarak yeralması bunu çekemeyenlerce çeşitli iftiralara da konu olmuştur Aleviler müslümanlar Hz. Muhammed’den sonra 73 fırkaya ayrılacaklar ve Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenlerin Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenler Fırkayı Naciye veya Güruh-u Naci olarak adlandırılır. Demek ki Ehl-i Beyt sevgisi Aleviliğin esasını oluşturur. Tevella ve teberra anlayışı da bu sevgiden kaynaklanır. Tevella Ehl-i Beyti, Oniki İmamları, Ondört Masumları, Onyedi Kemerbestleri ve onların yolundan gidenleri sevenleri sevmek, teberra ise onları sevmeyenleri sevmemektir. Er hakk Muhammed Ali, Oniki İmam, Ondört Masum Pâk Onyedi kemerbest gözcümüz ve bekçimiz ola. Didarından katarından yolundan dergâhından ayırıp şaşırıp düşürmeye çağırdığımızda desteği olup imdad-ı res ola. Üçler, beşler, yediler, kırklar, üçyüzaltmış altılar. Binbir-ler himmetleri daim, nazarları üzerimize hâzır ve nazır ola. Kutb-u âlem Şah-ı ekrem zatı tamam hayatı nıüdam desteğiri has u am, pirimiz üstadımız, melcei mülâzımımız Hazret i Hünkâr Hacı Bektaş Veli Efendimizin himmetleri kerametleri zahiren ve batınen üzerimize hazır ve nazır ola. Cümle gerçeklerin demine hu. Rojaazme

RojaazmeDecember 29, 2010, 1:03 pm

Alevi İslam özünü dört kapı kırk makamda bularak "eline-diline-beline" kuralıyla "görgü cemi"nde mürşidin talibine "dar gel doğru söyle diyerek alacağını alıp vereceğini verip talibin mürşidin görgüsünden geçtikten sonra Allah huzurunda Hz. Hüseyin yolunda aklanmasıdır. Alevi eşitlik kardeşlik demokrasi laiklik demiştir. Alevilik bin defa mazlum olsan bir defa zalim olma demiştir. Alevilik engin bir sevgi denizidir. "Sudan duru sütten beyazdır" Alevilik Ali’yi sevmektir. Ali dürüst mertti cömertti yoksulun yanındaydı Haksızın yanında değildi. Böylece Aleviler bu nitelikleri taşımayanları görgüsünden ceminden uzaklaştırmıştır. Kırklar meydanına vardım Gel beri ey canlar dediler İzzet ile selam verdim Gir işte meydan dediler Sıdk ile tevhit edelim Çekilip Hakka gidelim Aşkın dolusunu içelim Kalalım mestan dediler Düşme dünya mihnetine Talip ol Hak Hazretine Ab-ı Kevser şerbetine Keşkülünü ban dediler Alevilik başka şeydir Alevi olmak başka şeydir. Alevilik Allah-Muhammed-Ali sevgisi ilkesine Kuranıkerim'e gönülden bağlı olmak görgü cemine girip alacağını alıp vereceğini vermektir. Önemli olan bir husus Oniki İmam ve Ehlibeyt yolu olan cemine girmeye hak kazanılmasıdır Nazlı niyazlı olacaksın kötü alışkanlıklara sahipsen ceme gelemezsin Nedir bu kötü alışkanlıklar Alevilikte insana zarar verecek herşey yanlış olduğu gibi insanlığa topluma yakışmayan herşey de suç kabul edilir. Suç işlediği düşünülen kişi görgüden geçerek yaptığı suçun şekline göre cezalanır. Ancak yapılan suç insana karşı yapılmışsa mutlaka razılık alınarak barıştırılıp niyazlaştırılır Görgüde yolun almayacağı önemli suçlarda vardır Bunlar adam öldürmek, haksız yere karısını boşamak, kocasını terk etmek zina yapmak, ikrar bozmaktır Bunlar suçtur yola alınmaz Yol cezası verilir. Hü Diyelim Gerçeklerin Demine Gerçeklerin Demi Nurdan Sayılır On İki İmam Katarına Uyanlar Muhammed Ali'ye Yardan Sayılır Üç Gün İmiş Şu Dünyanın Safası Safasından Artık Olur Cefası Gerçek Erenlerin Nutku Nefesi Biri Kırktır Kırkı Birden Sayılır Tanrı ve insan sevgisini üreten bir anlayıştırTasavvufta amaç insan-i kamil olmaktır. Yanı tam ve kamil insan yaratmaktırTasavvufta insan-i kamil olmak nefsin terbiyesi alçak gönüllülük cömertlik gibi erdemlere sayıp olmak ve gönüllerini Tanrı-insan sevgisi ile doldurarak aydınlanma aşamasına gelmedir. Alevilik Tanrı inancı Şah-ı Merdan Ali’nin ve Hacı Bektaş Veli’nin Tanrı inancıdır. insan kendi nefsini öldürürse gerçeğin ışığı ile Tanrıyı yerde-gökte aramayan onu insanda bulan gönülde mihman eyleyen insanın halidir Halktan ayrılmış Hakka ulaşmış kişidir. Senin canını içinde bir can var o canı ara Dağının içinde bir hazine var o hazineyi ara Yürüyen dervişi arıyorsan onu senden dışarıdan arama Kendi nefsinde ara Bunun içindir ki yolun ilk koşulu bir mürşit-i kamile gönülden bağlanmaktır. İnanca sahip olmak manen yaşamasını ibadeti uygulamak inançlarımızı ibadetlerimizi ve topluluk bilincimizi mürşitlik kurumu çağdaş ve evrensel değerlerle yeniden donanımlı hale getirilmelidir Hakk Muhammed Ali Hünkar Hacı Bektaş Veli hepimizin yardımcısı olsun. Gerçeğe Hü. Rojaazme....

RojaazmeDecember 29, 2010, 12:56 pm

sayın ismini vermiyen can.. alevilik nedir'i konuşmuyoruz biiz siz emevi islamiyetini güden gülençileri konuşuyoruz madem müslümanlikdan dem vururken hayatınızda kaç kez hz hüseyin için göz yaşı döktünüz kaç kez muharemde niyetlendiniz .. ama yok siz osmanı ömeri bekiri zikredin hz muhammetin hakk'ka yürümesini firsat bilen emevi beyleriyle itifak olan bekir zikredin hani müslümsınızya. yok yok siz en son halifenin hakk'a yürümüesini bayram olarak uygulayan yezitin bayramını kutlayın adında müslümanlık diyin.. yada yezitin yaptıgı o şahşahlı mecciti cumaya gidin ehli beyit soyunu katleden yezitin arkasinda saf durun adınada müslümanlık diyin.. rançı emevilerin müslümanız deyipde asla islamiyeti secmediklerini çok iyi biliyoruz. sizler ilk olarak islam tarihini okuyun bunu yaparkende en güzel kaynak olan hz muhammedin soyundan gelen imamların yazdıklarını okuyun.. artık diyanet bile kendilerini sorgularken birazda kul olarak sizler kendinizi sorgulayın allah içinmi yoksa fettullah gülen içinmi bir şeyler yapıyorsunuz.. bence.. neyse.. saygılar..

RojaazmeDecember 29, 2010, 12:43 pm

bu bahsettiginiz kuranın kaçıncı versiyonundan beyler... iftiracılık sizlere has bir olgu sayın gülençi. alevilikde birakın iftirayı kul hakkı bile yenmez... fettullah gulen o servete nerden kondu dersiniz.. hokuspokuslamı... gözünüzü acın bakar kör olmayın.. bunu yaparkende kuranı kendinize kılıf olarak yapmayın. siz aşadaki sorularıma cevap verin beyim.. beceremiyorsan fetoamçana soyle o gelip versin cevabini .. saygılar.

Ìsim YokDecember 29, 2010, 10:42 am

Siz Hz Aliyi tanımıyorsunuz. inanmak istemiyorsunuz. hz Ali efendimiz peygamber efendimizin yanında büyüdüğü için en büyük hocası peygamberimizdir. Peygamberimizin yanında büyüyen birinin Alevi zihniyetli olması olanaksızdır. Aliyi kendinde değil Kuranda ara. Sahabeler Ansiklopedisi diye 2 ciltlik bir kitap var al oku. Içine bir şüphe düşmezse kalbin körelmiş. Hakikatin ne olduğunu bilmiyorsan F Gülenın içten sohbetlerini dinle. hz Ali yi nasıl anlatıyor dinle Asıl Ali yi görürsün.

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 9:31 pm

Iftira ne kadar basit geliyor değil mi Allah yolunda ilerleyene her zaman yardım eder bizim işimiz bu yüzden hep rast gitmiştir. Dünyalıktan vazgeçen bu zat amerikada hicrettedir. Gerçekler ortada görmüyorsunuz. Elhamdülillah müslümanım diyorsanız eğer açın ve kurani okuyarak uygulayın. Kuranda Kulun razı olduğu kişiden ben de razı olurum demiyor. İslamın ve imanin şartlarını yerine getirenden razı olurum diyor. Ya ıslami kabul ederek uygulayın ya da bizim dinimız farklı deyin hoşgörü ile karşılayalım.

RojaazmeDecember 28, 2010, 8:49 pm

Aynayı tuttum yüzüme Ali göründü gözüme." ALEVİLİK; iffet ve erdem'in kaynağıdır, hak ve insanlık ilkesidir, tüm yaratılmışlara açılan SEVGİ kapısıdır. ALEVİ sözcüğünün kökeni, ulvi (yüce)dir. Ulvilikten amaç da; cahillikten kurtulup, hakikate erişmektir, İnsan-ı kamil mertebesine ulaşmaktır. însan-ı kamil, ALİ'dir. Ali, yani ulviyet müminlere, yani gerçeği bilenlere kılavuz olur. Her neye bakılsa, göze Ali görünür; ona varmanın en kısa yolu gerçeği öğrenmektir. BİLGİ ve DOĞRULUK, ALİ'ye vergidir: O, yemez yedirir ve herkesi korur. Eğer Ali'ye varmak, Ali olmak isteniyorsa, ulviyetten ayrılmamak gerekir. Ulviyet'in karşıtı süfliyet'tir. Alevi, yaşam felsefesinin ULVİ bölümünü alır, SÜFLİ (aşağılık, fena) yanından uzak durur, asla zevk almaz. ALEVİLÎK'te namaz ve oruç gibi zahiri (biçimsel) ibadetlerin yerine- LEDÜN İLMÎ ve sonuç olarak SALAT-İ DAİM yani ALLAH-MUHAM-MED-ALİ'yi" PİR HACİ BEKTAŞ VELİ'yi sürekli anmak (zikretmek) vardır. Ali merttir- Ali yiğittir-Ali cömerttir. Alevi de, eğer gerçek Alevi olmak ı dilerse; mert, yiğit, olgun ve dürüst olmalıdır. Aleviliğin özü, özeti, ruhu EDEB'dir. Zaten dört kitabın özü EDEBLİ olmak değil midir? İşte, Alevi bunu özümsemiştir. Eline, diline, beline sağ ve sahip olan insandan, Tanrı başka bir şey ister mi?Halkın razı olduğu bir insandan, Hak da razı olmaz mı? CAFER-OGLU yoldan azma Sakın yanlış fikir düzme Rabbini yabanda sezme Mevlâ'nın sırrıdır insan. Aleviliği en iyi anlatan, ulu ozanlarımızın, Yunusların, Pir Sultanların, Nesimilerîn yarattığı köklü EDEBÎYATIMIZ'dir. Alevi edebiyatı tüm güzelliklerin ve insan sevgisinin eşsiz ve zengin bir kaynağıdır. Dünyada hangi insan "mutlu" olmak istiyorsa, herhalde bu engin sahillere açılmak zorundadır. Yol ve erkanımızın şakıyan bülbülleri olan kutsal ozanlarımız, ALLAH-MUHAMMED-ALİ sevgisiyle gönüllerimizi donatan Hak aşıklarıdır. EHLİBEYT YOLU'nun bu tertemiz gönül erlerine "Dinsiz, mumsöndü yapanlar, katli gerek-Kızılbaş..." diye 1400 yıldır düşmanlık yapan Süfyaniler bile, biraz insaf edip, hiç olmazsa bugün gerçekleri anlamak için Alevi edebiyatını okumalılar. Sayın MÜRŞÃŽD okurlarına, Ali Gülistani'den bir gonca gülü, KUL HÜSEYİN'in bir düvazi-mam'ını sunuyoruz: SEN KABE ARARSIN KABE SENDEDİR Sana derim sana dîvane aşık Sen kıble ararsın kıble sendedir Mevlam cemalim yaratmış nurdan Din, iman ararsın iman sendedir Vücudunu dört nesneden halketti Ervahından ervahına nur kattı Melekler Adem'e hem secde etti Sen secde ararsın mihrap sendedir Beri gel diyince niçin gelmezsin Okuduğun ilmin adın bilmezsin Muhabbet gömleğin bîr hoş giymezsin İMAM CAFER ilmi erkan sendedir Diline ders verdi beline kemer Muhammed-Ali'dir ol şems-ü kamer Şah Hasan Hüseyin sol imam Zeynel Bâkır'a kân olan irfan sendedir Aç gözünü de bak Musay-ı Kazım İmam-ı Rıza dan döndürme özün MÜRSİD eşiğine süreğe yüzün Taki- Naki, hem askeri sendedir Muhibleri haber aldı Mehdi'den îblis'tir bâtıl ilmine hükmeden Ne gezersin Şam Şerif-i Mekke'den Sen Kabe ararsın, Kabe sendedir KUL HÜSEYN'im gezmez oldu ırmağı Süreğimiz Şeyh Safi'nin süreği Muhammed Ali'dir ilmin direği Vücuduna hoş bak mihman sendedir Rojaazme

RojaazmeDecember 28, 2010, 8:44 pm

Çeşitli ideolojik saplantıları olan bir takım kimseler Hz. Ali gerçeğini inkâr etmek istiyor. Bunu başaramayınca da bu defa Hz.Ali gerçekliğini saptırmaya, tahrif etmeye, toplumun önemsediği eylemlerini çarpıtmaya çalışıyorlar. Bu Hz. Ali düşmanlığı yaklaşık 1400 yıldır sürüp gitmekte. Sanırız Hz. Ali’yi sahiplenme ve onu dışlama önümüzdeki yüzyıllarda da devam edecek. Peki nedir bu kadar uğraşılan Hz. Ali kültü? Nasıl bir şahsiyettir bu Hz. Ali? Ne yaptı da günümüze kadar tartışılıyor? Yazar Abdülbaki Gölpınarlı, Hz. Ali adlı kitabının önsözünde şöyle tanımlıyor: "İnsanlar vardır; yaşarlar, ölürler, yaşayış sayfasında bir izleri bile kalmaz, zaman alanında bir sözleri bile söylenmez. Sanki doğmamışlardır, sanki yaşamamışlardır. Bir yıldız aksa göz alır, bir kuş uçsa kanadının sesi duyulur, hâlbuki bunlardan ne bir ses kalır, ne bir nefes. Dünyaya gelmeselerdi hiç bir şey eksilmezdi, gelmişlerdir, yer yüzünde hiç bir fazlalık olmamıştır. Hâlbuki insanlar vardır, ömürlerini sürüp bitirirler fakat zaman onlar için akar, düşünce onların hayatını örer, inanç onlara bağlanır, düşmanlık onlara saldırır. Bunların adları toplumu sürükler, hatıraları devletler kurar. Bunlar için kan dökülür, şan alınır. Bunlar için zulme göğüs gerilir, zulmedilir. Bir muhitte sevilmezken, bir muhitte bunlara tapılır. Bunları birisi yererken, öbürü ölesiye sever. Tarih, sanki bunların öz mallarıdır, övülüş, yeriliş, öz hakları. Bunlar gerçekten yaşamışsalar, insanın çocukluk devrindeki yalanından doğmamışlarsa şüphe yok ki, normalin üstündeki insanlardır; Peygamberlerdir, erenlerdir, aşıklardır... İşte İslam tarihinde Ali bunların birisidir, hatta birincisidir. Daha Hz. Peygamber sağken o, ölesiye sevilen öldürülesiye yerilen bir er olmuştu. Daha kendisi hayattayken mabuduna candan inanan bu ere Tanrı demek cesaretini bulanlar çıkmıştı. Adına yıllarca minberlerde lânet edilirken, o ad için can verenler vardı. "Ya Ali medet" sözü, ümitsize ümit veriyor, hastaya şifa sunuyor, kuvvet, kudret kaynağı oluyordu. Ümeyyeoğullarını bu ad yıktı, onların zulmünü bu ad sahibinin oğlu Mazlum Hüseyin’in kanı boğdu. Abbasoğulları saltanatını bu ad kurdu ve o imparatorluğu, içten içe gene bu ad çürüttü. Al-i Büveyh’le Fatimiler bu adla kuruldu, Safeviler bu adla belirdi, gelişti. Mezheplerden bahseden kitaplar bu adla doldu, İslam tarihi bu adla yazıldı, tasavvuf bu ada dayandı, İslam felsefesi bu addan hız aldı, tasavvufi şiir bu adı andı. İsyanları, bu ad kopardı, ölümü bu ad hiçe saydı, kalan "ya Ali medet" dedi, düşen "ya Ali medet" ..... Hz. Ali için dünyanın kaderini değiştiren biri dersek abartmış olmayız. Hz. Ali’yi sadece bir yönlü ele alıp değerlendirenler büyük bir yanılgı içindeler. Hz. Ali’yi Arap kabileler arasında iktidar mücadelesi vermiş ve kaybetmiş biri olarak değerlendirenler yetersiz bir değerlendirmede bulunmaktalar. Böyle davrananlar hiç bir zaman Hz. Ali’yi bir bütün olarak değerlendiremezler. Dolayısıyla bu tür kişilerin yaratmak istedikleri Hz. Ali portresi ile gerçek Hz. Ali portresi çok farklıdır. Gerçek Hz. Ali, bütün insanlığın kabul ettiği ender şahsiyetlerden birisidir. Hz. Ali, düşmanlarının bile yeteneklerini, cesaretini, bilgeliğini, fedakârlığını övdüğü bir yüce kişiliktir. Alevice deyimle o "Allah’ın Arslanı"’dır. Hz. Ali, yaşamıyla, düşünceleriyle, eylemleriyle günümüzde de dara düşenlerin sığınağı durumundadır. "Yetiş ya Ali" sözü boşuna söylenmemiştir. Yazarında belirttiği gibi, tarih boyunca zor durumda olanların adeta duası olmuştur. Hz. Ali’nin dini tarafını, kutsallığını bir tarafa bırakıp, onu sosyolojik ve siyasal olarak değerlendirirsek bile, insanlığa ne kadar çok katkı yaptığını görmüş oluruz. Hz. Ali’nin Mısır Valisi tayin ettiği Malik Bin Ejder’e hitaben yazdığı mektup adeta bir yöneticilik manifestosu niteliğindedir. Nitekim bu mektup önemli üniversitelerde ders olarak okutulmaktadır. Hz. Ali bu mektubunda sadece kendi çağının ilerisinde değil, aynı zamanda şu yaşadığımız 2000’li yıllarında çok çok ilerisinde olduğunu kanıtlamıştır. Zaten Hz. Ali bazı ahmakların iddia ettiği gibi sahte bir kahraman olsaydı, günümüzde adı anılmazdı. Hz. Ali gerçekliği yeterince anlaşılmak istenmediği için bazı sivri zekâlılar onu hakir görmeye, çeşitli sıfatlar yükleyerek basitleştirmeye çalışıyorlar. Bilinmelidir ki; güneşin doğuşu nasıl engellenemiyorsa Hz. Ali gerçekliği de engellenemeyecektir. Bizler Hz. Ali’nin o erdemli yolunda olduğumuz, Hz. Ali gerçekliğini bildiğimiz ve Hz. Ali’nin adıyla kendimizi andığımız için şanslı sayıyoruz. Bizler bütün zorluklara rağmen Hz. Ali’yi sahiplenmeye devam edeceğiz. Hz. Ali sahiplenilmesi gereken bir yol çizmiştir. Eğer Hz. Ali’nin çizdiği bu yol insanları yanlışa yönlendirseydi, şüphesiz insanlar o yola gitmezdi. Nitekim yaşadıkları dönemde kendilerini Tanrı dahi ilân eden imparatorlar, krallar günümüzde unutulmuşlardır. Burdan çıkardığımız sonuç; Hz. Ali’nin yolu doğrudur. Bu yol insanı her türlü tehlikeye karşı korumakta, karanlıktan aydınlığa, yokuştan düzlüğe, zor durumdan rahata çıkarmaktadır. Birilerinin bunu yok sayması, inkâr etmesi bu tarihsel gerçekliği engelleyemez. Hz. Ali düşünceleri, felsefesi, yaşam biçimiyle insanlığa yol göstermeye devam edecek. Dünya döndükçe, insanlık var oldukça Hz. Ali de var olacaktır

RojaazmeDecember 28, 2010, 8:37 pm

~*~*~*~ La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar ~*~*~*~ Hakkımızda "Alevilik, İslamdır. Hakk-Muhammed-Ali yolunun Kırklar Meclisinde olgunlaştığı ve Oniki İmamlarla devam eden; İmam Cafer-i Sadık’ın akıl ölçüsünü rehber olarak alan, Horasan erenlerinin himmetleriyle Anadolu’ya gelen Hazret-i Pîr’le ve ulu ozanlarımızın nefesleriyle hayat bulan inancın adıdır. Alevilik inancı, hayatın amacını insanın ham ervahlıktan çıkarak insan-ı kâmil olup özüne dönmek olarak tanımlar. Bunun için de; Mürşid, Pîr ve Rehber huzurunda ikrar verilerek Dört Kapı Kırk Makam aşamasından geçilir. İnancımızın uygulandığı mekân cemevidir." Neden Aleviyizbiz? Yaşamı, evreni, dünyayı, insani ve bütün bunlarla ilintili ne varsa; doğru tanımlamak, kavramak, anlamak için Aleviyizbiz! Yaşamı doğru bir şekilde yaşamak için Aleviyizbiz! Neden Aleviyizbiz? Kuranı kutsal kitap. Hz. Muhammed`i peygamber, Hz. Ali`yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli`yi Hünkar, Pir Sultan Abdal`i Pir olarak bildiğimiz için Aleviyizbiz! Neden Aleviyizbiz? Asırlardır yok edilmek istenen, baskılara, katliamlara, iftiralar maruz kalan mazlum bir toplumun, haksızlığa ve zalimliğe boyun eğmeyen bir toplumun üyesi olmak için Aleviyizbiz! Neden Aleviyizbiz? Elimize, belimize, dilimize sahip olmak için, Aşımıza, işimize eşimize sadık olmak için, Özümüze, gözümüze, sözümüze bağlı kalmak için Aleviyizbiz! Neden Aleviyizbiz? Asırlardır insanlığa ışık tutan erenlerin, evliyaların, cümle kamil insanların şerefli ve aydınlık yolunda yürümek için Aleviyizbiz! Neden Aleviyizbiz? Yozlaşıp değerlerimize yabancılaşmamak için, Yobazlaşıp gerici gelenekleri inanç diye bilmemek için, Serçeşmeden yoksun kalmamak için, Yoksul olmamak için Aleviyizbiz! Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZBİZ!

RojaazmeDecember 28, 2010, 8:13 pm

sayın gülenci.. bir toplumu eleştirmeden önçe ilk olarak islam tarihini iyi okuyunuz... ehli-beyit taraftarlarına yapılan zülümleri. kuranın kac kez yazıldıgını. hadislerin kac adet oldugu kactanesi emevi zihniyeti oldugu. bunun gibi binlerce soru.. ama yok sizler daha dune kadar izmir hısar önundeki hocalık yaparken nasıl sayılı zenginler arasına girdigi dahi bilmezsiniz yada gizli kasetler yayınlayıp tinsah göz yaşlarıyla cebinizdekileri aldigini yoksa hiç gelişmemiş ulkelerde kurdugu okullarda ajan ustu olarak kullandıgınıda bilmiyorsunuzdur.. degerli can . ilk olarak sabah kalktıgınızda kapınızı supurun bizler coktan supürdük.. aşk-ı nıyazlarımla...

RojaazmeDecember 28, 2010, 7:23 pm

ayın gülen hakaretçisi... Hiç kimse kendisini ve bizleri kandırmaya çalışmasın. Bizler Aleviyiz, Alevi olarak yaşayacağız. Hiç kimsenin bizleri asimle etmeye, inancımızdan vazgeçirmeye hakkı yok. Bizler Aleviliğe inanıyoruz. yaşamımızı bu inanç doğrultusunda yaşamaya çalışıyoruz. İnancımızın yanlışlığı – doğruluğu yalnız bizleri ilgilendirir. Birilerinin çıkıp ta “Aleviler yanlış ibadet ediyorlar” demeye hakkı yok. yanlışsa da bizlerin sorunu, doğruysa da. Bizler inandığımız gibi yaşayacağız. Bizler gönüllü bir şekilde Alevi inancını benimsedik. Hiç bir zorlamayla Alevi olmadık. Gönüllü Alevi olduk ve bundan da yani Alevi olduğumuz içinde çok mutluyuz. Bizler gönüllü bir şekilde Alevi inancına inandık ancak ne var ki Aleviliğe inanmamamız, Alevilikten vazgeçmemiz için dolaylı ve direkt baskılara maruz kalıyoruz. Hiç kimsenin ne adına olursa olsun, gerekçesi ne olursa olsun bizlere başka bir inancı dayatması, bizleri zorla Alevi inancına inanmaktan vazgeçirmeye çalışmasını kabul etmeyeceğiz. Israrla doğru bildiklerimizi savunacağız. İnanç özgürlüğü en temel insan haklarından biridir. İnsan istediği inancı seçmekte özgürdür. Başka insanlara zarar vermediği müddetçe istediği gibi ibadetini yapmakta özgürdür. Doğru olanda budur. Ne var ki tarihten günümüze inançları bir iktidar aracı olarak görenler, dinleri toplumları yönlendirmede bir araç olarak kullananlar çoğu zaman bu temel insan hakkını görmezden gelerek kendi doğru buldukları inançları – her türlü yolu mubah görerek- dayatıyorlar. Alevi toplumu tarihten günümüze bu tür dayatmalarla karşı karşıya kalmıştır. Dayatmalardan ziyade olmadık katliamlara, baskılara maruz kalmıştır. Bu maruz kalmalar sekil değiştirmiş olarak günümüzde de devam etmektedir. Biz Aleviler hiç kimseye “sizin ibadetiniz yanlıştır, sizin ibadet yeriniz doğru değildir“ demiyoruz. Diyoruz ki: „Alevilik bizlerin inancı ve bizler Aleviler olarak cemevinde cem ibadetini yapıyoruz“. Ancak bizlere ısrarla, „sizlerin ibadet yeriniz cemevi değil, ibadetiniz cem değil, başka bir ibadet biçimidir“ diyorlar. Yani kısacası „bizlerin ibadethanelerine gelin bizler gibi ibadet edin, bizler gibi yaşayın“ diyorlar. İşte insanın en temel hakkı olan inancını seçmede özgürlük burada yok sayılıyor. Hiç kimsenin Alevilere kendi inancını dayatmaya hakkı yoktur. Tarih boyunca baskılara katliamlara göğüs gerdik. Şimdide gereceğiz. Ama asla inancımızdan vazgeçmeyeceğiz. Biz Aleviler nasıl başkalarının inancına saygı gösteriyorsak başkaları da inancımıza saygı göstermek zorundadır. Bu bir lütuf değil, en temel insani hakkımızdır.

RojaazmeDecember 28, 2010, 7:14 pm

sayın gülençi .. basma kalıplar içindeki zihniyetinizle aleviligi yok gören bir körlük içerisndesiniz siz kimsinizki alevili islama davet ediyorum deme curetine sahipsiniz asıl alevilik ve islamiyet nedir bu ögrenin alevilik nedir islamiyet nedir. sizlerin gütdügü o emevi islamiyetimi yoksa bizlerin enel-hakk islamiyetinmi sizlerin o katliyamcı yalancı düzenbaz emevi yezit inkarci iftiraci kul hakkı yinen islamiyet bizlerin saten olmamaz çünkü bu güdülen islamiyetin niymetlerini bizlerin itleri dahi yemez kaldiki siz saten körsunuz anlatmak istenileri dahi anlamayackadarda boşsunuz..

mersinliDecember 28, 2010, 12:20 pm

evet degerli kardesim degisime ugrayan carpitilan yuzlerce hadis var malesef. degistirilemiycek olan ve korunan Allah kelami kuran dir.evlerimizde takvim sayfalarinin arkasindaki bir cok hadis denen ama dogrulugu olmayan yuzlerce yazi vardir. yarin istersen sana bir cok hadisi kitap ve takvim adi vererek aktarrim. ama tabiki peygamberimizin gercek yasadiklarini anlatan hadisler olmasa yolumuzu goremezdik. ve o kutsal hadislere ve sozlere hayatimizla sadik ve itaatteyiz tabiki. guclu inancini ve kurana olan bagliligini takdir ediyorum ama bu site ve veyis beyle ilgili seviyeli elestirilerine saygi duymakla beraber dusuncelerine katilmiyorum. kendi adima veyis beyin dusuncelerinde katilmadiklarim olsada bilgili,saygin ve degerli bir insan olarak calismalarinin topluma faydali ve emek dolu calismalar oldugunu goruyorum.saygilarimla

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 10:55 am

Mersinli arkadaş senin hadisler hakkında görüşlerini kabul etmiyorum. insanlar topladı evet doğru. Ama değişmesi düşünülemez. Söz konusu hadisler alemlerin peygamberinin yaptığı davranışlar ve sözlerini içermekte. düşünun Allah sen olmasaydın bu alemi yaratmazdim diyor. Allah en sevgili kulunun hadislerinin değişime uğramasına izin verirmi. Bir çok hadis aktarıci zatta bunun önemini anlayarak daha fazla özen göstermişlerdir. kitap haline getirmişlerdir.

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 9:34 am

Mersinli kardeşim Veyis bey sitesinde kendi adına konuşuyor. Ben de demek aleviler böyle diye bir genelleme yaptım. Iğneleyici sözlerin aleviliği din üstü görenleredir. Gülen hareketi hoşgörüyü prensip alır. ancak bu gibi düşünenleri de uyarmak herkesin görevidir. Veyis bey alevilik artık dinden önceki durumundan çıktı ıslamın nurlu ellerindeyız eskiye dönüşün hayallerini kurmayın.

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 9:23 am

Cepten yazıyorum bi isim çıktı yarıda bıraktım yazımı devam ediyorum. Bu sürede balkanlardan toprak kaybı olmamıştır Bunun nedeni hoşgörü politikasıdır Osmanlı hiçbir zaman haklı din dil mezhep felsefi görüş değişikliğine zorlamadı Değişiklik olduysa da kültürel etkileşim sonucunda olabilir Bu değişiklik zorla değildir Veyis bey kendi adınıza konuşuyorsunuz Alevilik artık ıslam çatısı altında. Kuran ışığında. Türkiy geneli bir anket yapın alevilik din midir diye halk versin cevabı.

mersinliDecember 28, 2010, 8:38 am

aleviligin muslumanliktan dislanmasi konusundaki sozleri yanlis buluyor ve degerli kardesime katiliyorum. site yoneticisi degerli veyis beyin Alevilik din ustudur din disidir sozune katilmiyorum. din Allah a ulasmanin yoludur bencede. saygilarimla

mersinliDecember 28, 2010, 8:33 am

Degerli kardesim, kesinlikle Kuran anayasamiz, kilavuzumuz, yonlendiricimiz, isigimizdir.Allah in hidayetiyle kuran i onlarca kere hatmetmis birisi olarak seninle her kelimesinin ayri mucizesini ortak noktalarimizla tartisir ve onaylarim.hadisler ayri konudur,cunku hadisler sonucta insanlar tarafindan toplanmistir.ama kuran Allah kelamidir.Seninle ayristigim iki nokta var degerli kardesim.Oncelikle alevileri savunmak bana dusmez, aleviligi mezhep,yada sosyal topluluk, yada islamin bir kolu yada ne istersen adlandir ama aleviligi elestireceksen veya seviyeli olmayan sozler sarfedeceksen lutfen kendini gulen hareketcisi olarak adlandirma.cunku yillarini maddi manevi bu harekete adamis bizlere yanlis olur bu. bu ulkedeki bircok mekanimiza buyur gel, hic birinde aleviler icin senin sarfettigin sozleri kullanmayiz.Allaha inanan durust olan hic bir topluluga basit sozler etmeyiz.Ayrica ikinci noktayi sana senin gibi kurandan ornekle vereyim.inna ekremekum aind Allah u atkakum,yani Allah in yaninda en muhterem olaniniz inanci kuvvetli olaninizdir. sunniler, aleviler, muslumanlar, hiristiyanlar demedi yuce Allah.yani yuregimizdeki Allah inancina gore ona yakinligimizi kabul etti.buna dikkat cekmeni rica ederim.Ayrica site yoneticisi arkadasimada sunu belirtmek isterim, tabiki bu benim sahsi fikrim ve beni baglar,Aleviligin inanc degerlerine saygi duyuyorum, ama yasadigim yorelerde yada anadoluda alevi kardeslerimize sordugumuzda muslumaniz ve aleviyiz diyorlar. yani isalamdan kendilerini soyutlamiyorlar.islam deyimi hazreti ibrahimden beride vardi. yani peygamberimizden daha once tabiki. bu ornegimde kurandandir bakabilirsiniz.Alevilik veya diger dinler yada diger fraksiyonlar, yada diger mezhepler tabiki konusulmali tartisilmali yorumlanmali. Tartisilmiycak tek hakikat yuce Allah in varligi , tekligi, evvelsiz ve sonsuz olmasi ve daha satirlara dokulemiycek kadar cok olan ustun ve essiz vasiflaridir. Allah u ekber. saygilarimla

Ìsim YokDecember 28, 2010, 8:32 am

Degerli kardesim, kesinlikle Kuran anayasamiz, kilavuzumuz, yonlendiricimiz, isigimizdir.Allah in hidayetiyle kuran i onlarca kere hatmetmis birisi olarak seninle her kelimesinin ayri mucizesini ortak noktalarimizla tartisir ve onaylarim.hadisler ayri konudur,cunku hadisler sonucta insanlar tarafindan toplanmistir.ama kuran Allah kelamidir.Seninle ayristigim iki nokta var degerli kardesim.Oncelikle alevileri savunmak bana dusmez, aleviligi mezhep,yada sosyal topluluk, yada islamin bir kolu yada ne istersen adlandir ama aleviligi elestireceksen veya seviyeli olmayan sozler sarfedeceksen lutfen kendini gulen hareketcisi olarak adlandirma.cunku yillarini maddi manevi bu harekete adamis bizlere yanlis olur bu. bu ulkedeki bircok mekanimiza buyur gel, hic birinde aleviler icin senin sarfettigin sozleri kullanmayiz.Allaha inanan durust olan hic bir topluluga basit sozler etmeyiz.Ayrica ikinci noktayi sana senin gibi kurandan ornekle vereyim.inna ekremekum aind Allah u atkakum,yani Allah in yaninda en muhterem olaniniz inanci kuvvetli olaninizdir. sunniler, aleviler, muslumanlar, hiristiyanlar demedi yuce Allah.yani yuregimizdeki Allah inancina gore ona yakinligimizi kabul etti.buna dikkat cekmeni rica ederim.Ayrica site yoneticisi arkadasimada sunu belirtmek isterim, tabiki bu benim sahsi fikrim ve beni baglar,Aleviligin inanc degerlerine saygi duyuyorum, ama yasadigim yorelerde yada anadoluda alevi kardeslerimize sordugumuzda muslumaniz ve aleviyiz diyorlar. yani isalamdan kendilerini soyutlamiyorlar.islam deyimi hazreti ibrahimden beride vardi. yani peygamberimizden daha once tabiki. bu ornegimde kurandandir bakabilirsiniz.Alevilik veya diger dinler yada diger fraksiyonlar, yada diger mezhepler tabiki konusulmali tartisilmali yorumlanmali. Tartisilmiycak tek hakikat yuce Allah in varligi , tekligi, evvelsiz ve sonsuz olmasi ve daha satirlara dokulemiycek kadar cok olan ustun ve essiz vasiflaridir. Allah u ekber. saygilarimla

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 8:27 am

Osmanlı tarihini iyice araştırın yazılı belgeler yetmezse bizzat balkanlara gidin osmanlıyi gözlerinizle görün. Benim atalarım 600 yıl dünyaya hükmetmistir. Bir devletin uzun ömürlü olma sebeplerinden biri de hoşgörü politikasıdır Bu abbasilerde de öyledir askeri gücü daha fazla olan emevilere göre daha uzun ömürlü olmuşlardır Özellikle Balkanlar dedim neden mi 1402 Ankara Savaşından sonra osmanlı 11 yıl sürecek fetret devrine girdi 11 yıl taht kavgaları vs sebeplerden padişahsiz kaldı bu sürededevami var

Gülen HareketcisiDecember 28, 2010, 7:59 am

Yazdığınız yazıdan anlıyorum ki dine karşı bir cephe almış durumdasınız. Aleviliği din üstü bir oluş olarak kabul ediyorsunuz. Yani alevilik dinde akıl ve zekayı kıstas alan bir felsefedir diyorsunuz. Insanlar var oluştan beri aklen ve mantıken çözümleyemedikleri konularda dine ihtiyaç duymuşlardır. Dogmatizm bu sebepten ortaya çıkmıştır. Büyük filozof Imam Gazali bir kitabında ismini hatırlayamayacağim şöyle der Felsefe yoldur din ise gözdür. Göz olmadan hiç bir yolda ilerlenemez.

Site Yöneticisi - Veyis HaydardedeoğluDecember 27, 2010, 9:53 pm

Değerli site okuyucuları, Alevilik hiç bir zaman herhangi bir cemaat veya mezhep sahibi olmamışdır. Ancak mezhep ve benzeri saptırmalar yakıştırılmışdır. Doğru 4000 yıl önceki Alevilik saf ve kirletilmemiş olarak yaşamışdı. Ancak ne zaman Anadolu halkına Arap İslamiyeti baskı yoluyla kabul ettirilmeye başladı yani 15. yüzyıla kadar da Alevi Sünnü ayırımı yoktu. Bu ayrışma sitemizin farklı konularında işlendi ancak Arap Halfelik asası El Ahzar-Kahire'den alınıp Istanbul'a getirildiği günden buyana Anadoluda yapılan asimilasyon sonucu Alevi Sünnü toplumu diye sosyo-kültürel ayrışma yapılmışdır. İşte bu bağlamda asimilasyona karşı çıkan kesim Alevilik diye ayrışma yoluyla inançlarına devam etmişlerdir. Osmanlı rejiminin yaptığı baskı, zulüm ve kültür kirletmesi günümüzde bile devam etmektedir. Saf, temiz Alevi köylerine Cami yaptırıp, imam vermekle, anlamadığı bir dilde ibadet yaptırılmaya zorlamakla kirletilmeye devam edilmektedir. Aleviliği İslamın içinde veya dışında görmek yanlışdır. Zira Alevilik heteredoks düşüncedir. Yani dinler üstü bir felsefedir, akıl ve zekaya ışık tutan bir akademik yol, düzen, adelet sistemidir. Tek tanrılı dinler geldiği günden buyana insanların zeka gücüne darbe vurulup, düşünce ufuklarına ipotek konulmuşdur. Değişmez kurallarla donatılmış tek tanrılı dinlerin kitapları hakim kalıp, yani insandaki akıl ve zeka gücü yok sayılarak, insanlığın yenilikci tarafı hiçe sayılmışdır. Sitemizin eski sayfalarında olan fkıh uzmanı Dr Tarıq Al Swaidin çalışmasını Ana Sayfamıza alacağız. Lütfen bu sayfaya bakınız. Ayrıca Aleviliği Ortodoks Solcular Kireletiyor yazımızıda okudukdan sonra yorum yapınız. Sayın Gülen'le iligili sitemizde ayrıntılı bilgilerde bulunmaktadır. Hoşca kalın, dostca kalın sevgiyle kalın.

Gülen HareketçisiDecember 27, 2010, 11:48 am

Bir çok yerde büyük patlama teorisini ve evrenin genişlemesini kanıtlayici yazılar. Kuran ı Kerim bunu asırlar öncesinden bildirmiştir. Zariyat süresi 47. Ayette Biz onu yani evreni büyük bir kudretle yarattık. Şüphesiz onu genişleticiyiz. Diyor. Bunda şaşılacak bir şey yok şüphesiz kuran doğrudur. Nisa süresi 59 da ise Allah 'Allah a ve peygambere itaat edilmesini' emrediyor. Lütfen Kuran ve hadisler ışığında ilerleyelim. Ayrıca mersinli kardeşim sünnilik ve alevilik mezhep değildir sadece sosyal bir ayrım için kullanılan kelimelerdir.

Gülen HareketcisiDecember 27, 2010, 10:42 am

Ben aleviliğe ve alevilere sosyal bir ayrım yapmıyorum. Yakın akrabalarımda alevi var. Ancak onlar islama sim sıkı bağlılar. Ve bizim görüşümüze göre uyarmadığımiz her kişi diğer tarafta bizden hesap soracak. Neden bana anlatmadın diyecek. Lütfen.. karar vermede aklınızı kullanın.

Gülen HareketcisiDecember 27, 2010, 10:34 am

Gulenin bahsettiği şey (4000 yıl önce) sizin anladığınız alevilik değildir. Değiştirilmemis saf aleviliktir. Siz kendi kafanızdan bir şeyler kurgulayarak aleviliği 3-4 asır önce değiştirdiniz. Yeni oluşturduğunuz saçmalığın islamla bağdaşan hiç bir noktası yoktur. Aleviliği bir din olarak kabul ediyorsanız eğer, sizi islama davet ediyorum. Ayrıca sadece 1 konuya cevap verdiniz kapsamlı bir cevap alamadım.

mersinliDecember 27, 2010, 10:18 am

Kendisine Gulen hareketcisi diyen arkadasin tam tersi Gulen hareketinin karsisinda bir sempatizan oldugunu saniyorum.bu sozlerle aleviler ve gulen cemaati karsi karsiya getirilmek istenmektedir. cunku bu hareketi iyi bilen ve icinde bulunmus biri olarak tam tersine Alevilige ve Alevilere buyuk saygimiz oldugunu belirtmek isterim.Gulen cemaati yada gulen hareketi kesinlikle aleviligi ve alevileri muslumanligin , edepli yasamin, ahlaki ve insani davranisin nadide degeri olarak kabul eder,. Alevilik, ve aleviler muslumanligin diger mezhepleri sunnilik, hanefilik,safilik, hambelilik gibi serefli bir mezhebidir. tabiki aleviligin yada tum mezheblerin yada dinlerin mensublarinin yasam tarzlari konusulabilir tartisilabilir, ama bu yapilirken toplumlara seviyesiz yakistirmalari yapmak yanlistir. ve gulen hareketi bunu siddetle red eder. sayin site yoneticisinin ve diger alevi site ziyaretcilerinin sabrini saygiyla karsiliyorum. ama boyle yazan arkadaslarin seviyeyi dahada dusurecek yazilarinin yakinda gelecegini gormek hic kimseyi sasirtmamali.kimse seviyesiz iftiralari Gulen cemaatine yada Gulen hareketine yakistirmasin lutfen. kotu soz her zaman sahibine aittir ve sahibinin seviyesini ve karekterini temsil eder.saygilar.

Site Yöneticisi - Veyis HaydardedeoğluDecember 27, 2010, 6:19 am

Sevgili Gülen Hareketcisi, güzel Türçenizle yazdığınız eleştiri Gülen hareketini yansıtmıyor. Oysa Sn Fethullah Gülen'in hazırladığı bir dinleti kasetimiz var elimizde, bu kaset Avustralya Woollongong kentinde yapılan bir seminerde verilmişdir. Sn Gülen'e göre Türkmen ve Yörüklerin Alevi kökenli olduğunu savunmaktadır. Alevilik 4 - 5 asırlık değildir. Zira medeniyetler çok tanrılı dinden tek tanrılı dine geçmelerinden de önce vardı. Yani 4000 yıllık bir geçmişe sahipdir. Görülen o ki, bu konuda sınırlı bilgiye sahipsiniz, lütfen sitedeki bilgileri okumaya devam edin. Hoşca kalın, dostca kalın sevgiyle kalın.

Gülen HareketçisiDecember 26, 2010, 11:32 pm

Alevilik masa başında kurgulanmış bir saçmalıktir. Bazı insanların işlediği günahları dine dayandırma çabasıdır. Kuran da Allah katında tek din islamdir. Ayeti geçmekte. Din içinde din çıkarmak fitneden gelir. Alevilere sosyal bir ayrım yapmıyorum. Ama derin sandıkları kültürleri 4_5 asırlık bir yalandan ibarettir. Kendilerini avutmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Cem de yapılan bir ayin ile günahsız kalacaklarını düşünmek kendini kandırmaktan başka bir şey olamaz. Ehli beytin yanından bile geçemezsiniz. Peygamber torunlarının yolunda olanlar onun adını dünyaya duyuranllardir. Peygamberimiz bir hadisinde benim namı celilim güneşin doğup battığı her yere gidecektir diyor. Elbet bir gün sizlere de gelecektir. Yakın bir zaman içinde dünya silkinip kendine gelecektir. Sizler kendi kabuğunuzda yalanlarınızla birlikte çırpınmaya devam edin.

kalpsizDecember 10, 2010, 2:00 pm

kimse aleviulik yok demesin aleviligi gizlemesin haykırsınlar dünyaya biz aleviler baş eğe eğe yakıldık yıkıldık asıldık bundan sonra bizde varız demeye varmısınız canlar biz pirsultan abdalız biz hacı bektaşı veliyiz biz sivasta yakılanlarız canlar hep birlik olalm

Site YöneticisiDecember 3, 2010, 10:59 pm

Sevgili Mersinli kardeşim, söyledikleriniz o kadar gerçek ki, 4000 yıllık Alevilik bilgisi birkaç sayfayda anlatılması oldukca zor. Elbette eksiklerimiz var. Bu eksikleri sizler gibi değerli okularımızın vereceği bilgilerle bütenleşip bir bilgi çeşmesi oluşturacağız. Siteye koymak istediğiniz bilgileri lütfen bize İletişim sayfamızda olan e-posta aracılığığla gönderin, değerlendirme yapıp sitemize koyalım. Çukurova Alevileri konusunda söyledikleriniz doğru, çünkü o yörede Nuseyri düşüncesi daha ağırlıklı. Ne varki, sindirilmeye çalışılmış Aleviler bir zamanlar sol ve sol düşünceye soyunarak Aleviliği bir din olarak gördüler ve Alevilik din ve mezhep düşüncesi içerisine sıkıştırılıp kirletilmeden kurtulamadı. Günümüzde bile, eski solcular bu seferde ortodoks solculukla hala Aleviliği kirletmeye devam ediyorlar. Gençlik konusuna gelince Anasayfamızda Alevi Gençliğinin Sorumluluk ve Engelleri konusunda geniş bilgi var okursanız sevinirim. Hoşca kalın, dostca kalın, sevgiyle kalın, gerçek erenlerin demine devranına hüüü.