Bizim ASLIMIZ: DoÄŸruluk!
CEVHERİMİZ: Hoşgörü;
KEMALİMİZ: Mağrifet sahibi olmak!
HAZİNEMİZ: Akıl ve İlim!
HEDEFİMİZ: Bilim ve Bilgi!
MEYVEMİZ: Dostluk ve İnsan Sevgisidir
"Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuÅŸ ve kalıplaÅŸmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk'e iliÅŸkin olarak 2 önemli çarpıtma yapılıyor. Biri BatılılaÅŸma konusunda... DiÄŸeri din konusunda...
İlki, Atatürk'ün hedef olarak Avrupa'yı göstermediÄŸi iddiasına dayanıyor.İkincisi, -dünkü Vakit gazetesinde bir örneÄŸini gördüÄŸümüz gibi- ısrarla Atatürk'ü dua ederken, sarıklı mebuslarla ya da peçe içindeki Latife Hanım'la gösterip cumhuriyetin temelinde bir din motifi arıyor. Bu 2 konuda 2 belge hatırlatacağım.
İlk belge, 29 Ekim günü Mustafa Kemal PaÅŸa'nın Fransız yazarı Maurice Pernot'ya verdiÄŸi demeç... PaÅŸa, o gün Revue Des Deux Mondes için Meclis BaÅŸkanı sıfatıyla verdiÄŸi son demecinde ÅŸöyle diyor: "Osmanlı İmparatorluÄŸu, Batı'ya karşı elde ettiÄŸimiz baÅŸarılardan çok gururlanarak kendisini Avrupa uluslarına baÄŸlayan baÄŸları kestiÄŸi gün düÅŸüÅŸe baÅŸlamıştır. Bu bir hataydı. Bunu tekrar etmeyeceÄŸiz. Bizim vücutlarımız DoÄŸu'da ise de düÅŸüncelerimiz Batı'ya dönüktür. Memleketimizi çaÄŸdaÅŸlaÅŸtırmak istiyoruz. Bütün çalışmalarımız Türkiye'de çaÄŸdaÅŸ, bu sebeple Batılı bir hükümet oluÅŸturmaktır. Uygarlığa girmek arzu edip de Batı'ya yönelmemiÅŸ millet hangisidir?"
Din meselesine gelince... İlk Meclis'in dualarla açıldığı ve cumhuriyete oy veren milletvekilleri arasında 100 kadar din adamı olduÄŸu doÄŸru... Ancak böyledir diye cumhuriyetin kökeninde ve Atatürk'ün düÅŸünce evreninde din motifleri aramak nafile uÄŸraÅŸ.
Afet İnan cumhuriyetin ilanından 6 yıl sonra Yurt Bilgisi dersleri vermeye baÅŸlamıştı. Okutacağı kitabı Kemal PaÅŸa'ya gösterdi. Gazi beÄŸenmedi. Yeni bir Medeni Bilgiler kitabı yazdırdı. Kitap, 1931'de Afet İnan imzasıyla çıktı; ortaokul ve liselerde okutuldu. İşte Kemal PaÅŸa'nın el yazısıyla kaleme aldığı o notların "Millet" bölümünden satırlar:
"Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arapların dinini kabul ettikten sonra bu din Arapların (..) Türklerle birleÅŸip bir millet teÅŸkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin milli rabıtalarını gevÅŸetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuÅŸturdu. (..) "Türk milleti birçok asırlar, (..) bir kelimesinin manasını bilmediÄŸi halde Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü. (..) "Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliÄŸini unutturacak, Allah'la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beÅŸiÄŸinde uyuttular. (..)"... din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, Türk düÅŸmanları olan Arap çöllerine gitti. (..) Artık Türk, cenneti deÄŸil, (..) son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düÅŸünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra..."
Yeterince açık deÄŸil mi? Nasıl oluyor da din konusundaki görüÅŸleri bu kadar net olan bir lider hâlâ yanlış yorumlanıyor?
Yukarıdaki satırların çoÄŸu, Türk Tarih Kurumu tarafından 1969 ve 1988'de basılan "Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları" kitabında yer almıyor da ondan...İnanması zor; ama kendi kurduÄŸu kurum, Atatürk'ün notlarını sansür ederek yayımladı."Medeni Bilgiler"i geçenlerde yeniden basan Örgün Yayınevi, Türk Tarih Kurumu'ndan bir özürle yeni baskı beklediklerini yazmış. Atatürk'ün okullarda okutulsun diye kaleme aldığı kitabının bile sansür edildiÄŸi bir ülkede yaşıyoruz.DüÅŸünce özgürlüÄŸü mü dediniz
Zamanın Pir Sultanı merhum Aşık Mahzuni'nin Ulu önder Atatürk'e derlediÄŸi muzik için aÅŸağıdaki Youtube üzerindeki oku tıklayınız.