|
VEYİS HAYDARDEDEOĞLU KİMDİR
1953 yılda Keskin kazasına baÄŸlı Haydardede Köyünde doÄŸdu. Ahmet Yesevi oÄŸlu Haydar’ın 10. göbekden torunlarındandır. 1962 yılında ailesiyle beraber Kırıkkale’ye gelerek ÅŸehir hayatıyla tanıştı. Kırıkkale Lisesi 2. sınıfdan ayrılıp 7 Nisan 1971 tarihinde aÄŸabeysi merhum İsmail Hakkı’nin isteÄŸiyle Sydney’e Türkiye’den ilk öÄŸrenci statüsünde gelen birinci kuÅŸağın en genci, henüz bıyığı bile terlememiÅŸ bir delikanlıydı. Avustralya’ya geldiÄŸinde İngilizce bilen dört kiÅŸiden birisiydi. Türkiye’de Fono açık öÄŸretimden kurs alarak hem Türkçe hem de İngilizce grameri Fono’yla öÄŸredi. Avustralya’ya ayak bastığı günlerin arefesinde aÄŸabeysi İsmail Hakkı “OÄŸlum, benim senden tek isteÄŸim tahsiline devam etmen ve kim senden yardım isterse karşılıksız para almadan yardımcı olacaksın” diye tavsiyede bulundu. Neden diye sorma cesareti kimin haddineydi! AÄŸabeysi haftalık gelirlerin 28 dolar olduÄŸu dönemde yarım saatlik bir doktor rendevusu için gereken tercüman ücreti olarak 20 dolar ödedeÄŸinde, bu kendisinde acı bir yara açmıştı 30 saatlik emek, iÅŸgüçü, 30 dakikalık tercümanlık üçretine gidiyordu. O nedenle de, karşılıksız hizmet etmesini önermiÅŸti.
HaydardedeoÄŸlu okuldan geldikten sonra evin önü, elinde bir yığın kağıt parçalarıyla dolu insanlarla karşılaşıyordu. Zira bu insanlar posta kutusundan topladıkları bütün reklam, dergi, magazin ve kiÅŸiye ait faturaları toparlayıp getiriyorlardı. Bu kağıt yığınlarının ne olduÄŸunu öÄŸrenmek için sıraya girerlerdi. HaydardedeoÄŸlu, benden büyük aÄŸabeyim yaşında hatta babam yaşında olan insanlar bile “AÄŸabey, bunlara bir bakarmısın, nedir bunlar diye ellerindeki kağıtları bana uzatırlardı”. diye söze devam ediyor. Böylece de, Avustralya’ya gelen birinci kuÅŸağın ne güçlüklerle karşılaÅŸtıklarını hatta bir kültür ÅŸoku yaÅŸadıklarını gözlemledi.
AÄŸabeysi İsmail Hakkı, 42 yaşında bir kalp sektesi sonucu hakka yürümesinden sonra tahsilini yarıda bırakarak Avustralya’da ilk iÅŸ hayatına 1972 yılında ANZ Bankasında 36 dolar haftalıkla baÅŸladı. Bankada çalıştığı dönemde akÅŸamları tahsiline devam ederek muhasebe bölümünü seçti. Bu arada 1974’de Ford Fabrikasında daha cazibeli bir haftalıkla $107 karşılığında maliyet analizi görevinde bulundu. DDY’larında da kısa bir süre çalıştıkdan sonra Göç ve Etnik İşleri ve SaÄŸlık Bakanlığı gibi deÄŸiÅŸik devlet dairelerinde sözleÅŸmeli çevirmen olarak görev yaptı.
1976 yılının daha ilk başında serbest meslek hayatına geçen HaydardedeoÄŸlu arkadaşı Fahri Kamil’den sonra Avustralya’da kendi mali müÅŸavirlik bürosunu açan ikinci Türk oldu. Yıllarca mali müÅŸavirlik yaptığı süre içinde Qantas hava yollarının hazırladığı çeÅŸitli dalarda kurslara katılarak havacılık öÄŸrenip seyahat acentasını da açtı. Kısa süre içerisinde Lufthansa Alman Hava yollarıyla yaptığı anlaÅŸmayla toptan satış yapıp diÄŸer acentalara da hizmet verdi. 1978’lerde ucuz bilet satmayı Qantas Sivil Havacılık yoluyla yasaklamıştı. Buna raÄŸmen rakip hava yolları ucuz tarifeli hizmeti sunmaya devam ettiler. Lufthansa’nın yanında Alitalia İtalyan hava yollarıda Türkiye’ye hizmet için kapılarını açınca HaydardedeoÄŸlu’nun hizmet sahası geniÅŸledi ve artık rakip seyahat acentaları için bu bir yok olma teklikesi yaratmıştı. Bunun üzerine bürosu iki defa kundaklanan HaydardedeoÄŸlu hem ticari hayatındaki baÅŸarısı, hem de siyasi düÅŸüncesi açısından Sydney’de çıkan gazeteler “bir koministin reklamını basamayız” diye ilanlarını kabul etmediler.
Bunun üzerine Merhaba Avustralya adı altında 6 sayfası İngilizce, 6 sayfasıda Türkçe olmak üzere 12 sayfalık amatör bir gazetecilik hayatını da baÅŸlattı. Merhaba’nın mizah sayfasını yıllarca Süleyman Demirel’in hukuk müÅŸavirliÄŸini yapan Kıbrıs’lı yakın dostu Åžair Cavit Avn;, Gazete mizampaj ve düzenlemesini yapan da yine yakın dostu Ünal Vardar’dı. Gazetecilik hayatını 4 yıl sürdürdü.
Ne varki, ilerleyen yıllarda, 1980 yılında Sivil Havacılık kurumuna, rakip kuruluÅŸlarca yapılan bir ÅŸikayet sonucu mahkemelik olan HaydardedeoÄŸlu 1982 yılında yasaklı ucuz bilet satma davasında yenik düÅŸerek seyahat acentası ruhsatını kayıp etti. Lufthansa Alman Hava yolları destek verip “Evet, biz ucuz satmasına destek verdik” diye ifade verdi. Sonuçta , İtalyan hava yoları bu cesareti göstermedi. Åžayet onlarda Lufthansa’nın cesaretini göstermiÅŸ olsaydı belkide ÅŸimdi HaydardedeoÄŸlu Avustralya’nın büyük seyahat acentaları arasında olacaktı. Bu dava, Avustralya sivil havacılıkta büyük bir yankı yarattı. Netice olarak, 1984 yılında yapılan deÄŸiÅŸiklikle yasaklar kaldırıldı, serbest piyasa ekonomisine geçti. Bu olay, o dönemde tarihe büyük bir devrim olarak geçti. Elbette, yapılan her devrimin bir faturası olur. İşte, Türk’ü Türk’den baÅŸka kimse ÅŸikayet etmeyeceÄŸi için sivil havacılığın serbest piyasaya geçiÅŸ faturasıda böylece HaydardedeoÄŸlu’na kesilmiÅŸti.
Mali müÅŸavirlik mesleÄŸine ve devlet tercümanlığı hizmetine devam eden HaydardedeoÄŸlu ailesiyle beraber Ekim 1985 yılında Türkiye’ye döndü. Önce İzmir’de Raks’da tercüman olarak görev yaptı. Raks, Özal hükümetinin kurmayları tarafından kurulmuÅŸ bir ÅŸirketti. Çevirmenlik yaptığı dönemde, Türkiye’de irtica ve Arap’laÅŸma sürecinin devamını burada sezinledi. Zira yaptığı çeviriler patron masasından geri dönüyordu. Neden mi? İşte bir kaç kıyaslama:
GeliÅŸme yerine tekamül, sözleÅŸme yerine mutabakat, örneÄŸin yerine faraza veya mesela, insanlık yerine beÅŸeriyet gibi sözcükleri kullanmak için yaptırım uygulayarak bir Osmanlıca sözlük verdiler. Bunun üzerine, HaydardedeoÄŸlu “ben bir Cumhuriyet çocuÄŸuyum, Türkçe içinde Arapça öÄŸrenmek istemiyorum” diye Raks’dan ayrıldı.
Lufthansa İzmir bürosu tavsiyesi üzerine YaÅŸar Holding’e ait Bintur Seyahat Acentasında Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. Bu arada adım adım Avrupa turu düzenledi ve 1986 yılında Türkiye HKEM’ler (Hür ve Kabul EdilmiÅŸ Masonlar Locası) grubunun İskoçya’da 250. yıl kutlamaları için Türkiye çapında açılan bir ihaleyi kazanarak İngiletere ve İskoçya turu düzenleyerek İzmir çukurunda kısa zamanda isim yaparak diÄŸer acentalarının dikkatini çekti. 1987’nin Ocak ayında Abdullah Turizm daha fazla maaÅŸla kendi bünyesine baÄŸladı.
14 yıllık Avustralya’da yaptığı ailesinden uzak, yurdundan uzak mahrumiyet askerliÄŸi yetmiyormuÅŸ gibi Askeriyenin peÅŸine düÅŸmesi sonucu Eylül 1987 yılında Avustralya’ya geri döndü. Artık Avustralya HaydardedeoÄŸlu için bir vatandı. Eylül 2000 yılında da 19.600 dolar karşılığnda bedel (RÜÅžVET) ödeyerek askerlik sorunu da kalmadı fakat HaydardedeoÄŸlu için yine vatan artık Avustraya’ydı.
1987’de geri dönüÅŸünde doÄŸrudan Viktorya Eyaleti baÅŸbakanlığına giderek, ben Türkiye’den yeni döndüm, iÅŸsizler ordusuna katılmak istemiyorum, iÅŸ arıyorum diye baÅŸvuruda bulunan HaydardedeoÄŸlu tekrar devlet tercümanlık kadrosuna alınıp deÄŸiÅŸik bakanlılklara ait bilgilendirme kitapcıklarının hazırlanması ve mahkeme tercümalığı görevlerinde bulundu. Mahkeme tercümanlığı sırasında bu görevi sıkıcı bulunca tekrar 1988 yılında serbest ticarete atıldı. Kısa bir süre Concord seyahat gurubunun bir ÅŸubesinin yöneticiliÄŸini yaptı.
Daha sonra kader kendisini kayın biraderi Ercan İbrahim'in ÅŸirketi Moveover Pty Ltd'de muhasebe iÅŸlerine bakmakla tekstille tanıştırdı. 1989 yılında Tekstil’de imalat yapmaya baÅŸlayıp 120 personel çalıştırıp, fason üretimle Kmart, Target gibi kuruluÅŸlara, kendisinin ürettiÄŸi ürünleri de Woolworths, Safeway, BigW ve Spotlight gibi dev kuruluÅŸlara vermeye baÅŸladı. Tekstil iÅŸi kısa zamanda büyüyüp ithalat ve ihracat yapan bir kuruluÅŸ haline geldi.
Kasım 1992 yılında, Avustralya İşci partisi iktidardaydı. Küresel Pazar ekonomisi ve taşınabilir sermayenin yeni ülkelere taşınması için dünya ülkeleri arasında ilk bayrağı kaldıran iktidar oldu. Çalışma Bakanı Senatör John Button (Button’nın Türkçe’si DüÄŸme demektir) yaptığı açıklamayla 2000 yılını hedef göstererek tekstil, giyim ve ayakkabı sanayi dalında üretim yapan iÅŸverenleri için endüstrünün düÄŸmesini ilk defa çözmeye baÅŸlayan devlet adamı oldu. Böylece 2000 yılından sonra Avustralya iÅŸgücü ve emek gücü Çin ve Pakistan gibi ülkelere kaydırıldı. Bunun adı düpe düz, çalışan iÅŸci kesiminin ve ülke varlığı artık üçüncü dünyaya taşınmasıydı. Buda kapital sermayenin küresel paylaşımı ve kendisine yeni pazarlar yaratmadan baÅŸka birÅŸey deÄŸildi.
HaydardedeoÄŸlu 2000 yılını beklemeden, 1994 yılında dış dünyada üretim olanakları araÅŸtırmaya baÅŸladı. Pakistan ve Çin’de ortak üretim sahaları geliÅŸtirdi. 120 kiÅŸilik personelin iÅŸine son vererek 1997 yılında tamamen dışa dönük ticaret yapmaya baÅŸladı. İş hayatı, artık bunca yıl alışa geldiÄŸi Avustralya ticaret ahlakı deÄŸil, üçüncü dünya ülkelerinin de ticari düzenini öÄŸrenmek için tahsil kapısını tekrar zorladı.
1996’da NSW Universitesinde Pazarlama Stratejesi okudu. 1997’de Avustralya İşletmeciler Enstitüsünün hazırladığı İnsan Yönetimi, Kurumlar Yönetimi, Taşınabilir Sermaye Yönetimi ve EÄŸitmeni EÄŸitmek gibi üst lisans yapmaya baÅŸladı. Bununla da yetinmeyen HaydardedeoÄŸlu 2000 yılında küresel pazar ekonomisinin kazanım ve götürecekleri üzerinde ihtisas yapmaya baÅŸlayıp hem iÅŸ dünyasını daya iyi öÄŸrenmeyi, hem de ticaret yaptığı ülkelerin dil, din ve ticaret farklılıklarını öÄŸrenmek için Avustralya İşletmeciler Enstitüsünün yönettiÄŸi Melbourne ve Oslo Üniversitelerinin de ortak hazırladıkları Uluslararası Pazarlama Stratejesi dalında eÄŸitimini devam ettirdi.
Çin ve Pakistan’a uygulanan kota ve benzeri yasaklamalar kalınca, Avustralya kapılarını serbest ekonomi piyasasina açtığında, kendi ekonomisi de bir derece içerden yok olmaya baÅŸladı. Yurt dışı üreticileri, toptan pazarlama yapan Avustralya firmalarına karşı rekabet eder oldular. Çünkü küresel Pazar ekonomi parametereleri firmaların kar marjlarını yukarı çekme zorunda bıraktıkları dev kuruluÅŸlar artık doÄŸrudan kendileri yurt dışından ithal etmeye baÅŸladılar. Böylece hem müÅŸeri hemde üretici pazarlama firmalarıya rekabet eder duruma düÅŸdüler. Bununla beraber gelen çöküÅŸ 2002 yılında tekstil, ayakkabı ve giyim sanayi dalındaki dev kuruluÅŸları yavaÅŸ yavaÅŸ yok etmeye baÅŸladı, çoÄŸu firmalar iflas etti bir çoÄŸuda kapatmak zorunda kaldı.
Bu dönemde HaydardedeoÄŸlu da nasibini aldı. Ulusal çapta çok küçük denebilecek ancak kendi çapında çok büyük olan bir yara aldı. Çünkü HaydardedeoÄŸlu, zira kendisi kırmızı halı üstünde doÄŸan bir kiÅŸi deÄŸil Türkiye’den aÄŸabeysi Ali’nin verdiÄŸi 20 dolarla ayrılmıştı. Hongkong’da 2 dolarını harcayıp Avustralya’ya 18 dolarla geldi. Kriz döneminde bir milyon dolardan fazla para kayıp etti fakat ayakta kalabilen firmalar arasındaydı.
Bundan sonra tekstil dalında Çin ve Pakistan’dan etkilenmeyecek uzun dönemde üretimi Avustralya’da kalabilecek bir endüstriye bakıp kısa dönem içerisinde yeniden yapılanarak üretimi Yatak ve döÅŸek dalında kurdu. Dev kuruluÅŸlara servis etmenin sonucunda ne olduÄŸu tecrübesini kendisi yaÅŸadığı için halka doÄŸrudan satan, tüketici ve üretici iliÅŸkisini doÄŸrudan kurarak kendi iÅŸ yerlerini açmakla iÅŸ sahasını geniÅŸletmeye baÅŸladı.
Avustralya’da askerlik hizmeti yapan oÄŸlu Veyis Devrim, askerde logistik hizmetine son verip ve İşletmecilik bölümünden mezun olan kızı Samiye’yi Dreamzone adı altında çalışan firmasının başına getirdi. 8 ayrı bölgede kendi maÄŸazalarını açıp doÄŸrudan halka satış yapan bir kuruluÅŸ oldu. Bundan böyle yeni açılacak bölgeleride franchise sistemiyle geniÅŸletmeyi hedef aldı.
HaydardedeoÄŸlu 30 Nisan 1976’da LefkoÅŸe doÄŸumlu fakat İngiltere’de yetiÅŸen eÅŸi Gülten’le aile müessesini Sydney’de kurdu. Bu hayat arkadaÅŸlığından dünyaya selam veren Veyis Devrim, Samiye, Melek ve Ebru adında dört cocukları oldu. Daha sonra aileye Simge Güyer, Veyis Devrim'le evlenerek aileye katılarak HaydardedeoÄŸlu ailesinin güzelliÄŸine bir güzellik daha kattı..DoÄŸru ya, doÄŸa kanunu, insanın kızı olurda damadı olmaz mı? YüreÄŸi ve yüzü insanlık dolu İsmail Avcı kızımız Samiye'yle hayatlarını birleÅŸtirdi. Åžimi de Veyis Devrim ile Simge ve kızı Samiye ile İsmail'in aile nüfus birliÄŸi artarak birbirinden güzel iki aslanlar gibi Emre Jiyan ve Kaan adında erkek torun sahibi olan HaydardedeoÄŸlu 30 Aralık 2007 Pazar günü Veyis Devrim ve Simge'den, dünyalar güzeli üçüncü torunu olan ALARA ELİZ hanımla tanıştı. İsmail ve Samiye ikinci ocuklarını yaparak aslanlar gibi Koray isimli dördüncü torunu oldu.
Bundan böyle HaydardedeoÄŸlu hayatını Çin ve DoÄŸu Türkistan’dan baÅŸlamak üzere Alevilik ve İnsanlık tarihiyle ilgili araÅŸtırma yapmaya baÅŸlayacak. Yapacağı araÅŸtırma Ahmet Yesevi ve Hacı BekteÅŸ düÅŸüncesinin kaynağı nereden ve nasıl geliÅŸti ve eski Türk boyları inançlarından ve diÄŸer dinlerden nasıl etkilendiÄŸi konuları üzerinde yoÄŸulaÅŸacak. Böylelikle Ahmet Yesevi ve Hacı BekteÅŸ’i Sünnü çizgisine çekmeye çalışanlara da, Divanı Hikmet düÅŸüncesini cahiliye devrine taşımaya hiç kimsenin güçünün yetmeyeceÄŸi konusunda bir gönderme oluÅŸturacaktır.
Veyis HaydardedeoÄŸlu.
Farklı zamanlarda kurum ve kuruluÅŸlara gönderilen yazılar serisi: VEYİS HAYDARDEDEOÄžLU:
Apo Asılsın mı? Diyanet Dündar Pazar Panorama Alevi Kültür Merkezi Presentation Alevi Kültür Merkezi 27 March Forum ACCA AGENDA 16 March ACCA Açılış Konusmaşı AGM 24 July 05 04
|