Bizim ASLIMIZ: DoÄŸruluk!
CEVHERİMİZ: Hoşgörü;
KEMALİMİZ: Mağrifet sahibi olmak!
HAZİNEMİZ: Akıl ve İlim!
HEDEFİMİZ: Bilim ve Bilgi!
MEYVEMİZ: Dostluk ve İnsan Sevgisidir
|
|
|
Change Site Language:
English Türkçe |
|
|
GÜNCEL HABER ÖNEMLI DUYURULAR
|
VEYİS HAYDARDEDEOĞLU KİMDİR
1953 yılda Keskin kazasına baÄŸlı Haydardede Köyünde doÄŸdu. Ahmet Yesevi oÄŸlu Haydar’ın 10. göbekden torunlarındand ...
Devamı için Giriş >>
|
|
|
|
Kul Dede
Kul Dede konusunda daha geniÅŸ bilgi yakında sitemizde olacak. Yalnız Türbenin yapımı Haydar Sultan Ocağı evlatlarından Ali HaydardedeoÄŸlu ve Erbay HaydardedeoÄŸlu tarafından yapılmıştır.İşte bunun üzerine Dede Mehmet Ali KuldedeoÄŸlu tarafından derlenmiÅŸ bir demet ÅŸiir.
|
1) Karaman elinden sökün eyledim Urum diyarının gülü dediler TamÅŸuvar Viyana kale feth oldu Åžehidi galiba Veli dediler
|
2) Pir Veli’yi ÅŸehit aldı Viyana Bir zamanlar dolaÅŸtı diyar diyara Kanuni’den ferman aldı bir ara Pirim Hasan Dede Veli dediler
|
|
3) Pirim Hasan Dede Kulu geldiler Ankara Samanpazar çadır kurdular Kurbalı Ebulhas yolun tuttular Ayrıldı evimizin yolu dediler
|
4) Kızılırmak kenarına kurdular mekan Yol doÄŸru giderse olur mu diken Hacı BektaÅŸ’ınan Haydar Sultan Erenler körpesi geldi dediler
|
|
5) Bir zaman diyarda gezdi dolaÅŸtı Bugün yarın derken gün geldi çattı Kendisi dünyadan elini çekti Galiba Kulu’ya göçtü dediler
|
6) Başında kalmadı akraba hısım Hacılar köyüne her zaman küsüm Otuzdokuz yaşına gelince yaşım Kulu’nun açıldı gülü dediler
|
|
7) Sefil idi periÅŸandı türbesi Kabul olur yüz sürenlerin tövbesi Ali Baba Haydar Sultan’nın körpesi Gidelim yapalım belli dediler
|
8) Onardık türbeyi çok güzel oldu Suyunu getirdik Cennet baÄŸ oldu Erbay HaydardedeoÄŸlu cem evi dedi Atalım temelini gelir dediler
|
|
9) Tamam ettik cem evin temeli Burda gayrı Hak lokması yemeli Sene doksandördü tarih koymalı Erbay HaydardedeoÄŸlu’nun eli dediler
|
10) Kulu dedem bahçan bağın ÅŸen olsun Gelen misafirin girip otursun Kurbanlar kesilip cemin yürüsün DedemoÄŸlu’na ÅŸimdi deli dediler
|
KUL DEDE EVLATLARINDAN AÅžIK DEDEMOÄžLU’NUN HAYATI Pirim Hasan Dede Ecdadım Kulu Gelin Hey Erenler Semah Dönelim Çoban İsmail'e vermiÅŸim beli Kırklar Meydanında Ararlar Bizi Aklımdan Çıkmıyor Gördüm Göreli El BaÄŸlayıp Divana Duralım DedemoÄŸlu'nun Sinesi Yareli Dilber O Ulu Divanda Tanırlar Bizi
DedemoÄŸlu 1946 yılında Hasandede’de dünyaya gelen aşığın gerçek adı, Mehmet Ali KuldedeoÄŸlu‘dur. Soyadları dedeleri olan Kuludede’den gelmektedir. BaÄŸ ve bahçe iÅŸleri ile geçimini saÄŸlayan fakir bir ailede büyümüÅŸtür. İlkokulu Hasandede Kasabasında bitirmiÅŸtir ve bu öÄŸrenim hayatının sonu olmuÅŸtur.
ÇocukluÄŸundan itibaren saz çalanlara ve saza karşı büyük bir ilgisi olur. Daha ilkokulda iken köyde usta malı ÅŸiir söyleyen İbrahim Demirhan’ın sürekli yanına gider onu her fırsatta dinler ve fırsat buldukçada onun sazı ile de birÅŸeyler çalmaya çalışır .
Ayrıca sesi güzel olduÄŸu için aile meclisinde ve dügünlerde ona türkü söyletilir. Bir gün babasına “Baba ben elin sazı ile oynayıp duruyorum bana bir saz alsana” dedikten sonra babası da 3,5 liraya kendisine bir saz alır. 3. sınıfa geldikten sonra ise artık saz çalmayı öÄŸrenmiÅŸtir. Saz öÄŸrenmek için haftada 20 km yaz kış demeden yol kat edip Haydar Sultan'a giderek Teyze’si olan Hayriye Saliha'nın oÄŸlu Muharrem HaydardedeoÄŸlu’ndan ders almıştır. İşte zaman ya; hoca ve talebe iliÅŸkisi onları dünürlüÄŸe kadar taşımıştır.
DedemoÄŸlu, bu çocuklukla askerlik devresi arasındaki gençlik yıllarını “hoyrat” kelimesi ile tanımlıyor. DedemoÄŸlu askere gidene kadar düÄŸünlerde saz çalan kendi deÄŸimi ile “piyasa parçaları” söyleyen daha çok iç anadoluya özgü bir “abdallık kültürü” içinde yoÄŸrulmuÅŸ biridir. Aynı zamanda bu çalgıcılık ÅŸairin askere gidene kadarki dönemde geçim kaynağı olmuÅŸtur.
Sazı ilk defa onun elinden tanıdığı İbrahim Demirhan’dan sonra gerçek anlamda sazın inceliklerini ona öÄŸreten hocası Anadolu bzo kırının ölümsüz isimlerinden olan Hacı TaÅŸan’dır. O dönem çevrede icraa eden kendi söylemi ile zaten 5 kiÅŸi vardır. Ankara’da Zekeriya Ziya, Elmedağı’nda Bayram Arıcı, Kırıkkale’de Ekrem Aydost, Keskin’de (Kırıkkale’nin ilçesi) hocası Mustafa TaÅŸan ve Hasandede’de kendisidir.
Askerden sonra 1966 yılında aynı zamanda da akrabası olan Nahide Hanım ile evlenir ve bu evlilikten 4 çocuÄŸu olur. Hüryan (evli), Perihan (evli), Cihangir (evli), Ercihan (evli). Askerden döndükten sonra artık düÄŸünlerde saz çalmayı bırakmış ve geçimi için Hasandede Belediyesi’ne iÅŸçi olarak girmiÅŸ ve buradan emekli olmuÅŸtur. Fakat aşığımız özellikle baÄŸ ve bahçe iÅŸleri ile uÄŸraÅŸmayı hep sürdürmüÅŸtür. Birçok Hasandedeli gibi yazları baÄŸ evinde meyve ve bahçe iÅŸleri ile uÄŸraÅŸarak geçinirken kışları ise Hasandede merkezindeki evinde gerçirmektedir
AÅžIKLIÄžA GEÇİŞUsta – Çırak iliÅŸkisi ile saz çalmayı öÄŸrenen Mehmet Ali KuldedeoÄŸlu, aşıklığa geçiÅŸi bir rüya sonucu bade içerek olur. Birgün rüyasında daha önce hiç görmediÄŸi “Cafer Dede”yi görür. Cafer Dede, ona “Hadi bir çalda dinleyeyim” der. Aşık sazı çalmaya baÅŸlayınca, Cafer Dede, ona “Ben bunları istemedim ki, bana içeri makamından çal” der. İşte o günden sonra DedemoÄŸlu sadece deyiÅŸ ve nefesler okumaya baÅŸlar ve bundan sonra diÄŸer parçaları söylemeyi, düÄŸünlerde çalmayı bırakır.
Aşık daha sonraları Aptallığı bırakır ve Alevi – BektaÅŸi geleneÄŸine yönelir. 23 yaşında da artık “cem”lerde “zakir”lik yapmaya baÅŸlar.
MAHLAS ALMA GördüÄŸü bir rüya sonrası etkilenip, dini ÅŸiire yönelen aşık, yine gördüÄŸü bir rüya sonrası mahlasını alır. Rüyasında gördüÄŸü “Kuludede”, onu “Gel DedemoÄŸlu gel” diye çağırır ve bundan sonra yazdığı tüm ÅŸiirlerde bu mahlası kullanmay baÅŸlar. Yine bu olayı “rüyasında bade içerken mahlas alan aşıklar
|
|
|
|